Tag Archives: tren

Mısır ’da iki trenin çarpışması sonucu 5 kişi öldü

Mısır ’da iki trenin çarpışması sonucu 5 kişinin öldüğü bildirildi. Mısırlı yetkililer trenlerin çarpışmasının demiryolu hatlarındaki ray değiştirme operatörünün hatasından kaynaklanmış olabileceğini açıkladı.

Mısır ’da iki trenin çarpışması sonucu 5 kişinin öldüğü bildirildi.

Mısırlı yetkililer trenlerin çarpışmasının demiryolu hatlarındaki ray değiştirme operatörünün hatasından kaynaklanmış olabileceğini açıkladı. Trenlerin birinin Mısır ’ın başkenti Kahire’nin 100 kilometre güneybatısındaki Fayyum kasabasından çıktığı diğerinin ise yine bu bölgeye gitmekte olduğu kaydedildi. Kaza sonucu yaralananlar olduğu ifade ediliyor.

Kaynak : www.haberimport.com

Reklamlar

Marmaray açılışından bu güne kadar 16 bin ziyaretçiyi ağırladı

Hummalı bir çalışma yürütülen ‘Asrın Projesi’ Marmaray’da kaba inşaatın yüzde 95’i bitti. Projenin başlangıcından beri 16 bin kişinin ziyaret ettiği Marmaray hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.
Asrın Projesi Marmaray için ilk kazma 2004 yılında vurulmuştu. 1860’ta çizilen ve o dönemde hayal olan projenin gerçek olmasına artık 1 yıldan çok daha kısa bir süre kaldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Cumhuriyetin 90. yıldönümü olan 29 Ekim 2013’e yetiştirilmesi planlanan projede kaba inşaatın yüzde 95’inin bittiği belirtilirken ince işçiliğin ve elektromekanik bölümlerin tamamlanması bekleniyor. Üsküdar İstasyonu’na monte edilecek yürüyen merdivenler ise dün itibariyle şantiye alanına getirildi.
SAATTE 75 BİN YOLCU
Yeni Şafak 2004 yılından beri 16 bin ziyaretçiyi ağırlayan şantiyeyi ve 8 kat, 160 basamakla inilen tünellerin son durumunu yerinde görüntüledi. Ulaştırma Bakanlığı Marmara Bölge Müdürlüğü yetkilileri projenin Gebze – Halkalı arası demiryollarını kapsadığını, Gebze’den çıkacak olan trenin Kadıköy Ayrılıkçeşme istasyonunda yer altına girerek Zeytinburnu Kazlıçeşme’ye kadar gideceğini hatırlatıyor.
GEBZE-HALKALI 105 DAKİKA
Şantiyeyi ve tünelleri gezdiren mühendis ve işçiler, projenin tamamlanmasıyla sadece bir yönde saatte 75 bin yolcu taşınacağını söylüyor. Marmaray’da sabah 6-9 arası ve akşam 4-7 arası sadece şehir içi taşımacılık yapılacak. Yük trenleri ise sadece gece 24.00 ile 05.00 arasında geçiş yapacak. Gün içindeki diğer saatlerde ise Marmaray’ı hem şehirlerarası yolcu trenleri hem de banliyo trenleri kullanacak. Yetkililer Marmaray tamamlandıktan sonra Üsküdar-Sirkeci arasının 4 dakikaya ineceğini, Gebze-Halkalı arasının ise 105 dakikaya ineceğini söylüyor.
Her yerden işçi var
Marmaray projesi sadece bir tüp geçit projesi olmadığı ve bünyesinde vagon yapım, tüp inşaatı ve yer üstü işleri de bulunduğu için çalışan işçi sayısı kesin bir rakamla belirtilemiyor. Türkiye’nin her yerinden buraya işçiler geliyor ve her işçi özel olarak seçiliyor. Enerji hattının kurulmasında çalışan üç işçiden Hidayet Malatya’dan, İdris Zonguldak’tan, Haşim ise Siirt’ten Marmaray inşaatı için gelmiş. İdris, İstanbul’a daha önce hiç gelmediğini, Marmaray gibi bir projede çalışmasının bir şans olduğunu söylüyor. Şantiyedeki konteynırlarda kalan İdris’in ailesi Zondguldak’ta ikamet ediyor.
Pekin’le Londra’yı bağlayacak
Boğaz’ı geçerek Avrupa ile Asya’yı birleştirecek olan proje sayesinde Pekin’den yola çıkan bir yolcu demiryolunu kullanarak Londra’ya kadar gidebilecek. Bu özelliğiyle İpek Yolu’nun yeniden canlanacağını ifade eden Marmaray yetkilileri, projeye uluslararası basının ve vatandaşların yoğun ilgisi olduğunu, 2004 yılından bu yana 16 bin ziyaretçinin projeyi ziyaret ettiğini söylüyor.

Marmaray

Kaynak : yenisafak.com.tr

İzmir – Ödemiş arasında sefer yapan trenlerde yer kapma yarışına çözüm aranıyor

İzmir – Ödemiş arasında sefer yapan trenlerde yer kapma yarışına çözüm aranıyor

İzmir – Ödemiş arasında sefer yapan trenlerde koltuk numarası bulunmadığı için yaşanan koltuk kapma yarısışı ve itiş-kakışlara çözüm arandığı bildirildi.

Edinilen bilgilere göre, günlük yaklaşık 2 bin civarında yolcunun karşılıklı seferle seyir ettiği İzmir – Ödemiş trenlerinde izdihamın önüne geçmek için Ödemiş Yeni İstasyon’da iniş ve biniş peronlarının ayrılması projesi hazırlandı. Yeni İstasyon’da demir bariyerlerin yanına inme ya da binme için peron yapılması konusunda TCDD Bölge Müdürlüğü’ne proje sunuldu.

Sunulan projenin olumlu karşılandığı öğrenilirken, bu çerçevede ödenek de ayrıldığı öğrenildi.

Yetkililer, “Bununla ilgili çalışmaların bölge müdürlüğümüz yetkililerince yerinde yapılacak incelemelerinin tamamlanmasının ardından hayata geçirilmesini bekliyoruz. En azından inen yolcu ile binen yolcu vagonların kapısında izdiham oluşturmazlar. Vagonlar boşaldıktan sonra da trene binecek yolcuların vagon kapıları açılarak insanların daha rahat trenlere binmeleri imkânı da sağlanmış olacaktır” dediler.

İzmir

Kaynak : yurthaber.mynet.com

İlk ve orijinal Orient Express, yarım düzine ülkeden geçip Avrupa ile İstanbul'u bağlayan ilk ekspres

Şark Ekspresi,

İlk ve orijinal Orient Express, yarım düzine ülkeden geçip Avrupa ile İstanbul’u bağlayan ilk ekspres trendir. Avrupa’nın ilk lüks yataklı ekspresi,

1883ile 1977yılları arasında Paris İstanbul arasında sefer yapan tren. Vagon-Li Şirketi’ne ait olan Şark Ekspresi, Orient-Express orijinal ismi ile 1883 yılında Paris’ten ilk seferine başladı.

Şark Ekspresinin bu ilk seferine Fransız, Alman, Avusturyalı ve Osmanlı asıllı memur ve diplomatlarda katıldı. Ayrıca katılanlar arasında The Times gazetesi muhabiri ile romancı ve seyyah Edmond Aboutda bulunuyordu.

Edmond About bu gezi ile ilgili hatıralarını 1884 yılında De Ponteise a Stamboul isimli kitabında yayınladı.

The Times muhabiri de II. Abdülhamit ile görüşmek amacıyla bir süre İstanbul’da kaldı.

Şark Ekspresinin seferlerinin başlamasından sonra İstanbul’a gelenler şehirdeki çeşitli otellerde kalıyordu.

1895yılından itibaren ise İstanbul’a gelen yolcular treni işleten Vagon-Li Şirketi’nin satın aldığı Pera Palas’ta kalmaya başladılar.

4 yıl süren (1914-1918) I. Dünya Savaşısırasında Şark Ekspresi seferleri yapılamadı. Tren savaş sırasında istasyonda kaldı.

1.Dünya Savaşını sona erdiren mütarekeİtilaf Devletleriile Almanya arasında Paris yakınlarında Şark Ekspresinin 2419numaralı vagonunda imzalandı. Daha sonra bu vagon tarihi öneminden dolayı Fransızlar tarafından müzeye kondu.II. Dünya Savaşısırasında Almanya, Fransa’yı işgal edince HitlerAlmanların I. Dünya Savaşında teslim anlaşmasını imzaladığı tarihi vagonda bu defa Fransızların teslim anlaşmasını imzalamasını istedi.

Şark Ekspresinin 2419 numaralı vagonu müzeden çıkarıldı.

Bu tarihi vagonda bu defa Fransa’nın teslim anlaşması imzalandı.

Bu vagon daha sonra Almanya’ya götürüldü.

1945yılında Almanya’nın teslim olmasından kısa bir süre önce bu vagon bir SS birliği tarafından imha edildi.

Böylece Almanya ikinci defa bu tarihi vagonda anlaşma imzalama ihtimalinden kurtuldu.(alıntı)

Bir yazar olarak, Agatha Christie’nin yazdığı bir kitabın bu kadar isim yapmasından mutluluk duyuyorum. Şark Ekspresi’nde Cinayet kitabı aradan geçen uzun yıllara rağmen akıllardan silinmedi. Şark ekpresi ona mal edildi.

Bizler trenle çok seyahat ettik.

Babam memurdu, tayinimiz çıktığı zamanlarda, trenle giderdik yeni yaşayacağımız şehre. Trenleri o yüzden çok severim.

Seyehat ederken yürümek, uzanmak, yemek -yemek için restorana gitmek, sohbet etmek benim çok hoşuma gider.

Yurt dışı gezilerimde de gideceğim ülkeye uçakla giderim, oradan gideceğim şehirlere trenle gitmeyi tercih ederim.

Almanya’da trenle seyehat çok güzel oluyor. Keyifle seyehat edebiliyorsunuz…

Mavi trenle Ankara – İstanbul arasında da çok gidip gelmişimdir.

Dedim ya trenleri seviyorum.

Benim gibi tarih meraklısı için Şark ekspresinin şık hali ne kadar göz alıcı…

Otel gibi düşünülerek yapılmış zaten.

Akşamları şık bayanlar ve beyefendiler yemek peronuna gidiyorlar ve oldukça şık bir şekilde yemeklerini yiyorlar.

Yataklı vagonlarda oldukça lüks…

Otel odası rahatlığında aman ne kadar güzel…

Ben yataklı ve kuşetlide de seyehat ettim ama sanırım Şark ekspresindeki gibi bir lüksü ancak o trenle ve ödenecek o büyük parayla elde edebiliriz…

Şark Ekspresi tarihin bir çok bölümlerinde olmuş, onda anlaşmalar yapılmış, onun vagonları müzelere alınmış, zenginler vagonlarını satın almışlar, birkaç vagonu Almanlar imha etmişler.

Bir hayli maceralı bir tren Şark Ekspresi…

1919’da yeniden seferlerine başlayan Şark Ekspresi 1905 yılında açılan simplon tünelinin ismiyle ‘Simplon Orient Express’ olarak anılmaya başlandı.

Şark Ekspresinin yeni sefer güzergâhından I. Dünya Savaşının mağlupları olan Almanya ve Avusturya’nın istasyonları çıkarıldı.

Böylece Şark Ekspresi, ParisLozanMilanove Venediküzerinden 58 saatte İstanbul’a ulaşmaya başladı.

1929’daki büyük ekonomik bunalım trenin yolcularının azalmasına yol açtı.

Şark Ekpresi çeşitli roman ve filmlere konu oldu.

Ünlü İngiliz polisiye roman yazarı Agatha Christie’Şark Ekspresinde Cinayet’ isimli romanını 1934yılında yayınladı.

Şark Ekspresi sadece yolcu treni değildi.

Tren, çeşitli ticaret eşyalarını karşılıklı olarak İstanbul’a ve Paris’e taşıyordu. İstanbul’da Fransızcaolarak yayınlanan La Patrie gazetesinde yayınlalanan haberlere göre 1925Şapka İnkılâbından sonra binlerce şapka ve kasket Şark Ekspresiyle İstanbul’a getirildi.

II. Dünya Savaşı (1939-1945) sırasında Şark Ekspresinin seferleri tekrar kesintiye uğradı.

II. Dünya Savaşından sonra Trenin güzergâhı üzerindeki ülkelerin bir kısmında sosyalistrejimler kuruldu.

Soğuk savaş sebebiyle çeşitli kısıtlamalarla karşı karşıya kalan ve gittikçe önemini kaybeden Şark Ekspresi son seferini 27 Mayıs1977tarihinde gerçekleştirdi.

Trenin vagonları Montecarlo’da satıldı.

Agatha Christie’in ‘Şark Ekspresinde Cinayet’ isimli romanınına konu olan trenin iki vagonu bir İngiliz tarafından satın alındı.

Vagonlardan bazıları FasKraliyet Sarayı Müzesi tarafından satın alındı.

Society Expeditions isminde bir kuruluş tarafından düzenlenen ve sembolik bir anlam taşıyan, Şark Ekspresinin 100. yıl seferine dünyanın değişik ülkelerinden gelen 100 kadar ünlü katıldı.

1982’de Venice-Simplon Orient Express (Özel demir yolu şirketi-Lüks tren hizmeti veren sirketler bu adı alır) kuruldu.

Londra ve New York’dan aldığı yolcuları Venedik’e taşıyordu.

Bu hizmet bugün Orient Express günlerinde yılda bir defa verilir.

Kesinlikle zamanı bol olan seyehatçileri hedefler.

Londra’da Venedik’e bir yolcunun bilet maliyeti 1,200 Pound un üzerindedir.

Amerikan Express Birleşik Devletler’in batısında çalışır.

Lüks seyehat gemisi ve 5 yıldızlı bir otel kombinasyonu şeklinde reklamını yapar. Geçenlerde ismini Grand Luxe Rail Journey (çok lüks demir yolu seyehati) olarak değiştirdi.(alıntı)

Orient Express

Kaynak : blog.milliyet.com.tr

Banliyö tren istasyonları | Banliyö treni

Güneşin çoktan battığı bir işgünü sonunda banliyö treni ile evinize dönerken trene hangi istasyonda, nasıl biniyor ve iniyorsunuz? Kızıltoprak istasyonu üzerinden, İstanbul Anadolu yakası banliyö tren istasyonlarının aydınlatma koşulları hakkında bir eleştiri yazısı…
Gerçekte trene hangi istasyonda binip hangisinde ineceğimizi, istediğimiz yere varmak için banliyö trenini tercih ettiğimiz anda biliyoruz. Nasıl olduğu ise istasyonların mevcut düzenlemeleri ile belirlenmiş durumda. Hat üzerindeki ilk iki istasyon, Haydarpaşa ve Söğütlüçeşme, karakteristik binaları ve mevcut üst örtüleri ile bahsedilecek konunun dışında kalırken, sorun bunlardan sonra gelen ve sadece iki platformdan ibaret olan istasyonlarda başlıyor. Kızıltoprak, Feneryolu…. diye başlayıp bugünlerde ancak Pendik’e kadar uzanan birbirinin tekrarı bu istasyonları, karanlık basınca, sadece sinyalizasyon ve eğer dışarıyı görebiliyorsak çevreyi tanıyarak birbirlerinden ayırabiliyoruz.Vagonlarda istasyonun ismini belirten bir sistem olmadığı için, sınırlı sayıda bulunan, yalnızca platformun başına ve sonuna yerleştirilmiş isim tabelalarını okuyarak, vardığımız istasyonun ismini öğrenebiliyoruz. Ancak bu tabelaların ise ne sayıları ne görünebilirlikleri yeterli düzeyde değil

Yarı şeffaf malzemeden yapılmış olan tabela, üzerine asıldığı demir parmaklıklardan net bir şekilde ayrılmıyor. Trenin bir çok noktasından görülemeyen bu tabelalar kullanılan ışık kaynaklarının yerleşim ve renk geri verimi yetersizlikleri yüzünden, biçim ve yüzey olarak okunabilirlikten oldukça uzaklar. Az sayıdaki aydınlatma direkleri ile aydınlatılan uzun platformlar üzerindeki bağıl aydınlık seviyesi, bu direkler yakınında yüksek seviyelere çıkarken kaynaktan uzakta kalan kısımlarda büyük ölçüde düşerek görünürlüğü ciddi oranda kısıtlıyor. Yaya hareketlerinin geçtiği düzlemdeki bu yüksek kontrast, ortam koşullarında da hızlı değişimler getirdiğinden dolayı güvenlik açısından sakıncalar doğurmakta(Resim-2). Ayrıca istasyon binaları üzerindeki tabelalar aydınlatma ile vurgulanmadığı gibi kimi durumlarda çeşitli engellerin arkasına saklanmış olabiliyor

Pendik yönündeki istasyon binasının yan cephesinde bulunan istasyon ismi yazısı karanlığın içinde kayboluyor . Platform üzerindeki aydınlık seviyeleri arasındaki fark bu fotoğrafta oldukça belirgin.
Resim-3 Binanın yan cephesinde bulunan istasyon ismi yazısı ağaçlar tarafından gizlenmiş durumda. Işık kaynakları ile arada kalan kısım arasındaki aydınlık seviyesi farkı çok büyük.
Banliyö istasyonlarındaki aydınlatma koşulları yukarda bahsettiğim kadar vahim. Yanlış durakta inmemek için insanlar vagondaki diğer yolculara istasyon ismi sormak başta olmak üzere çeşitli önlemler geliştirirken, platform
üzerinde yaralanma ile sonuçlanan kazalar da yine kullanıcıların çabaları ile önlenmekte.
Oysa bu sorunların çözümü için, basit adımlar bile büyük farklılıklar yaratabilir. Örneğin sadece tabelaların yazılarını fosforlu olarak değiştirip sayılarını arttırmak bile inilecek istasyon karışıklığını büyük ölçüde ortadan kaldırılacaktır.
Kullanıcılar ve sorumlu idare dahil bir aydınlatma projesinde rol alacak bütün aktörlerin görüşleri ve katılımıyla geliştirilecek bir proje ile gereksinimler ve bu gereksinimlerin karşılanması için yapılması gerekenler isabetli bir şekilde belirlenebilecektir. Platformların mevcut hallerine dair detaylı bir belgeleme çalışması, kullanıcıların deneyimlerini ve isteklerini içeren söyleşiler ile başlayacak bir dosya ile bu kollektif çalışma başlatılabilinir.
Büyük bir kısmı mahalle içinde kalan bu istasyonların, komşu çevresini ışık kirliliğine boğmadan, enerjiyi verimli kullanarak ve kullanıcılarının güvenlikli ve hoşnut bir biçimde yönlendirebileceği şekilde aydınlatılması ve kullanıcılarına daha iyi hizmet vermesi bu ortak çalışmanın hayata geçirilmesi ile mümkün olacaktır.

Banliyo treni

Kaynak : http://www.planlux.net

Sirkeci Garı 'nda Bir Tren Nostaljisi

Sirkeci Garı Tarihi Bekleme Salonunda bir tren nostaljisi yaşamak ister misiniz?

15 Aralık Cumartesi saat 20.00, 16 Aralık Pazar saat 15.00’da Tuluyhan Uğurlu’nun piyanosu ve muhteşem bir görsel sunumla, Sirkeci Garı Tarihi Bekleme Salonunda bir tren nostaljisi yaşamak ister misiniz?

Türkiye’nin trenle tanışmasının üzerinden 150 yılı aşkın zaman geçti… 20. Yüzyıl biterken biraz geçte olsa metro ile, hızlı trenle tanıştık… Kara tren nostalji olmuştu, şimdi ay yıldızlı vagon pencereleri ile motorlu trenler de anılarımız arasına girmeye hazırlanıyorlar. 29 Ekim 2013’de Marmaray projesinin hayata geçişinin ardından Haydarpaşa ve Sirkeci Gar binaları içinden tren geçmeyen nostaljik yapılar olarak bizlere veda edecekler.

Tuluyhan Uğurlu tarihi garların kapanmasından hemen önce Sirkeci Garı tarihi bekleme salonunda müzik ve görüntülerle trenin 150 yılı aşkın hikayesini anlatıyor.

15 Aralık Cuma ve 16 Aralık Pazar günleri 1890’dan beri milyonlarca insanı kilometrelerce uzaklara taşıyan, içinde sayısız anılar barındıran Sirkeci Garı’nda buluşuyor ve bir tren nostaljisi yaşıyoruz. Konser boyunca 19. Yüzyıldan başlayarak insanın raylar üzerinde geçen serüveni etkileyici fotoğraf ve şiirsel metinlerle anlatılıyor. (Tren ve yaşamın anlatılacağı konserler önümüzdeki aylarda Haydarpaşa ve Türkiye’nin diğer tarihi garlarında devam edecek)

Maden ocaklarında döşenen ilk raylar, buharlı trenle mesafeleri kısaltan tren yolculukları… Vahşi Batı’da Amerika kıtasını Doğu’dan Batı’ya bağlayan, Kızılderili ırkını yok eden demiryolunun hikâyesi… Avrupalı
seçkinlerin düşsel yolculuğu, romanlara konu olan: Orient Express…

Haydarpaşa ve Sirkeci Garları ile Doğu ile Batı’yı birleştiren demiryollarımız…Hicaz demiryolunun hüzünlü hikayesi… Cumhuriyet Trenleri… Hızlı trenle geleceğe yolculuk…

Konserlerde Tuluyhan Uğurlu’ya kavalda Murat Toraman, viyolada Doğukan Çokşeker, yaylı tambur ve elektro gitarda Uğur Varol, kontrbasta Umut Sel,
vurmalı enstrümanlarda Gürkan Özkan eşlik ediyorlar.

Konuklar konser öncesi trene özel nostaljik ikramlarla ağırlanıp, tavan yüksekliği 20 metreye ulaşan tarihi bekleme salonunda unutulmayacak bir
müzik ziyafetine konuk oluyorlar.

15 Aralık 2012 Cumartesi Saat 20.00
16 Aralık 2012 Pazar Saat: 15.00
Sirkeci Garı Tarihi Bekleme Salonu

Sirkeci Gari

Kaynak : www.gercekgundem.com