Haydarpaşa garı ne olmalıdır?

Haydarpaşa garının nostaljik anıları bitmeyecek kadardır.

Haydarpaşa garı Anadolu’dan gelenlerin İstanbul’a girdiği ve İstabul’dan gidenlerin çıktığı ana kapılardan biri olduğu kadar; nostaljik izleri ve konumu da mimarisi kadar güçlü ve değerlidir.
Toplu taşımayla İstabula gelenlerin Kervanlardan sonra ilk kullandıkları yöntemin tren olduğunu düşünüyorum, sonra otobüsler, sonra uçaklar devreye girmiştir. Tabii ki denizden gemiyle seyahat çok eskidir ama Anadoludan İstanbula geliş için sınırlı kullanılan bir araçtır.
Tarihte Akdeniz ile Karadeniz arasında sefer yapan gemilerin ilk yanaştığı yer olarak bilinen Bahçekapı semtiyle oluşmaya başlayan İstanbul, günümüzde Gebze – Silivri aralığına genişlemiştir. Genişlerken Bahçekapı limanı doldurulup kara parçasına dönüşmüş, Sirkeci’den başlayan otobüs seferleri Topkapı’ya oradan Esenler’e taşınmış, kervanların konakladığı hanların nereler olduğu kaybolup gitmiş, ilk havalanı olan Yeşilköy’ün taşınılması konuşulmaya başlanmış ama ne Sirkeci ne de Haydarpaşa garları görkemlerinden hiçbir şey yitirmeden oldukları gibi durmakta ve gezinti amaçlı dolaştığınızda mimarileriyle tarihi, atmosferleriyle nostaljik yapılarını oldukları gibi koruduklarını hissetmemek mümkün değildir. Günlük yaşamımın akışında zaman zaman her ikisinden de geçerim ve her defasında bana yeni bir şey düşündürürler.
Şimdilerde zaman zaman Sirkeci garında kültürel programların yapıldığını okuyoruz ama ne yazık ki Haydarpaşa garının otel yapılmak üzere satılmasının projelendirilmekte olduğu haberlerini de okumaktayız. Haydarpaşa garı’nın otel olmasının rantı yüksek olabilir ama rasyonel projelendirilirse kültür merkezi olmasının da rantı otel kadar olacaktır.
Haydarpaşa anı defteri hazırlansa içinde tahmin edilmeyecek mizahlar, trajediler, düşünsel derinlikler yer alacaktır ve kültür merkezi olursa İstanbul’u Haydarpaşa ile başlayan her insan zaman zaman o orada oluşacak kafeteryaya, hatta kafeteryaya dönüştürülecek vagonlara giderek nostaljik duygular yaşayacaktır.
Haydarpaşa garı mimarisi kadar, nostaljik ve sosyolojik değerini koruyacak nitelikte bir projeyle kültür merkezine dönüştürülmelidir ki; otel yapılmak üzere satılarak tarihine sosyolojik hatırasına yabancılaştırılmamalıdır.
Haydarpaşa garı anıları öldürmeyecek şekilde projelendirilmelidir…

Kaynak : blog.milliyet.com.tr

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s